İzmir’deki uluslararası organizasyonda Başkan Tugay’ın konuşması: şirketler için stratejik perspektif ve yönetsel vizyonla çarpıcı paylaşımlar.
İzmir | Uluslararası İnşaat Mühendisliğinde Tahribatsız Muayene Sempozyumu (NDT-CE 2025) kapsamında, şehirdeki diri fay hatlarına ilişkin önemli erken uyarılar ve deprem hazırlıklarına dair görüşler paylaşıldı. Sempozyum, Hyatt Regency İzmir İstinyepark’ta sürerken, inşaat mühendisliğinde tahribatsız test ve değerlendirme konularında araştırmacılar, akademisyenler ve sektör profesyonelleri ile belediye yöneticilerini bir araya getirdi. Etkinlik, ilk kez 1985 yılında başlayan ve Ülkelerde üç yılda bir yapılan geleneksel bir platform olarak Ege Üniversitesi tarafından yürütülüyor ve bu yıl da 28 ülkeden yaklaşık 150 katılımcıyı ağırladı. Tartışmalar, deprem riski yüksek şehirlerde yapıların hasar tespitinde tahribatsız muayene yöntemlerinin uygulanması ve afet sonrası hızlı müdahaleye yönelik stratejilerin geliştirilmesi etrafında şekillendi.
“İzmir’de 17 diri fay var ve her biri yıkıcı deprem potansiyeline sahip” şeklinde törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sempozyumun mühendislik dünyasında yeniliklerin paylaşıldığı bir platform oluşturduğunu ve kentlerin daha güvenli, dirençli ve sürdürülebilir bir geleceğe hazırlanmasına katkı sağladığını belirtti. Türkiye’nin dinamik bir deprem coğrafyasında bulunduğunu hatırlatan Tugay, İzmir sınırları içinde tespit edilen 17 diri fayın her birinin 6 ile 7.2 büyüklüğünde depreme yol açabileceğini vurguladı. 30 Ekim 2020 depreminde yaşanan trajedinin, kentimizin deprem hazırlığına olan ihtiyacı net bir şekilde gösterdiğini söyledi ve ayrılan vatandaşlarımızı anarak konuşmasını sürdürdü.
Yeni Deprem Master Planı hakkında Bilgilendirme Belediyenin yürüttüğü deprem master planı çalışmaları hakkında bilgi veren Tugay, “1998-2000 yıllarında hazırlanan Radius Projesi artık güncelliğini yitirdi. Bu nedenle üniversitelerimizle birlikte daha güncel ve kapsamlı bir Deprem Master Planı geliştirme süreci başlattık. Bu plan kapsamında sismik tehlike analizleri, yapı stok envanteri, mikrobölgeleme çalışmaları, Afet Risk Yönetimi ve Eylem Platformu’nun kurulması, tsunami erken uyarı sistemleri ve tahliye haritalarının oluşturulması gibi adımlar atıyoruz. Ayrıca Afet Acil Durum Müdahale Planı tamamlandı ve bir afet anında belediyedeki tüm birimler bu plandan hareketle hareket ediyor. Üst düzey hazırlıklarımız tüm doğal afetleri kapsayacak şekilde sürüyor.
“Paylaşılacak her bilgi ve yenilik önceliklendirilir” Tugay, deprem gerçeğiyle yüzleşmek ve bilimin sunduğu yeniliklerden faydalanarak çözüm üretmek gerektiğini ifade etti. “Bizimle paylaşacağınız her bilgi ve yenilik, bu yaklaşımın temelini güçlendirecek. Teknolojik gelişmeler ışığında ilerlemek, daha güvenli kentler kurmanın ve afetlere karşı dayanıklı bir toplum inşa etmenin en etkili yoludur” dedi.
Başkan’a teşekkür NDT-CE 2025 Organizasyon Komitesi Eş Başkanı Prof. Dr. Ninel Alver, konferansın çevreye zarar vermeden ilerleyen inşaat uygulamalarına ışık tuttuğunu belirtti. Ayrıca bu platformun 30 ülkeden yüzlerce uzmanın bilgi ve deneyimini bir araya getirerek inovatif yaklaşımları ve en son ürünleri tanıttığını söyledi. Dr. Daniel Algernon da bu alanda son dönemde yükselen farkındalığa dikkat çekerek, toplantının ilham verici bir etkiye sahip olduğunu belirtti.
“2020 depreminden sonra farkındalık daha da arttı” İzmir İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bengi Atak, tahribatsız muayenenin yapı güvenliğini artırmadaki kritik rolüne vurgu yaptı. Bina güvenliğinin önem kazandığı bu süreçte, 2020 depreminden sonra yaklaşık 20 bin bina ayrıntılı olarak incelendi. Güvenli ve dirençli kentler için çalışmayı sürdürmenin büyük önem taşıdığına değinen Atak, tüm katılımcılara başarılı bir sempozyum diledi.
Son Teknoloji ve Uygulama Tartışmaları Prof. Dr. Christian Grosse’nin “Sürdürülebilir Bir Altyapının Tasarımı ve Rehabilitasyon Stratejileri” başlıklı konuşması, tahribatsız muayene ve yapısal sağlık izleme teknolojilerinin olası uygulanabilirliği ve tasarruf potansiyelini vurguladı. Ülkeler arası iş birliklerini güçlendiren oturumlar ve uygulamalı atölyeler, gelecekteki projelerde ortak çalışmalar için yeni ağlar kurmayı hedefliyor. Ayrıca sergi alanında önde gelen firmaların en yeni ürünleri keşfedildi.