Zülfü Livaneli ile unutulmaz bir edebiyat buluşması: okurları büyülü anlatımla bir araya getiriyor, sözlerin sıcaklığıyla kalpleri ısıtıyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde her yıl heyecanla beklenen Antalya Kitap Fuarı, bu yıl da AKM’deki salonda adeta bir edebiyat seline dönüştü. Onur konuğu olarak sahneye çıkan Zülfü Livaneli, okurlarıyla buluşurken sadece bir sohbetin ötesinde, edebiyatın toplumu dönüştürme gücünü hatırlattı. Livaneli, “Bekle Beni” adlı son romanı üzerinden direnişi ve insanlığa olan inancı derinlemesine anlattı; kendi hayatından aktarılabilecek küçük ama etkili anekdotlarla salonu saran bir sohbet kurdu.
Etkinliğin açılışında, fuarın bu yılki temasını vurgulayan konuşmalar ve moderatör Serhat Kaya’nın yönlendirdiği söyleşi, katılımcılara sadece bir yazarla karşılaşma hissi değil, aynı zamanda bir düşünce akışına kapılma deneyimi yaşattı. Livaneli, “Derinden bir edebiyatçı insan insana inanır. İnsanın yüreğindeki cevhere inanır.” sözleriyle, edebiyatın toplumsal gerçekliklerle nasıl ilişkilendiğini sade ve etkili bir dille özetledi.
Antalya’nın, Livaneli için özel bir yere sahip olduğunu söyleyen usta yazar, şehirle olan bağını, sunulan kültürel zenginlikleri ve insanların sıcak bakışını överek sürdürdü. Konserler, şiir dinletileri ve farklı disiplinlerden katılımlarla zenginleşen fuarın açılış tınısı, “Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe…” mottosunun da ötesine geçerek edebiyatın ve sanatsal üretimin toplum yaşamına nasıl dokunduğunu hatırlattı.
Livaneli’nin sözlerinden yükselen bir umut dalgası şu sözlerle ilham vericiliğini pekiştirdi: “Bir gün insanlık bu karanlığı yenecek.” Bu inanç, sadece bir yazarın cümlelerinde değil, fuarın ilerleyen günlerinde imza alan yazarlar ve okurlarla kurulan sıcak temaslarda da kendini gösterdi. İzleyiciler, kitap sevgisini paylaşırken, yeni eserler ve düşünceler için heyecanlarını kaybetmedi; bu da fuarın dinamik ve canlı yapısına işaret ediyor.
Etkinlikte ayrıca Nasuh Mahruki, Nilay Şanlı, Zekiye Yüksel, Ecmel Tayfun Bozoğlu ve Şehmus Ay gibi isimlerin de imza günlerinde bulunması, fuarın farklı alanlardan kesitler sunarak zenginleşmesini sağladı. Ziyaretçiler ayrıca stantlarda yeni yayımlanan eserleri inceleme ve okuyuculuk deneyimini derinleştirme fırsatı buldu. Bu çok sesli ve çok yönlü buluşma, Antalya’nın kültürel dokusuna yakışan bir panorama çizdi: Edebiyatın toplumsal yankıları, insanların günlük yaşamlarına dokunan pratiklerle buluştu.
Bu yıl fuarın temasının ruhunu tam anlamıyla yansıtması, katılımcıların da beni ve beni aşan bir dayanışma duygusuyla dolu olmalarını sağladı. Belediye yetkilileri, bu tür etkinliklerin şehir yaşamına kattığı değeri sık sık vurgulayarak, kitlelerin kültürel üretime olan ilgisini canlı tutmayı amaçlıyor. Özdemir ve Başkan Muhittin’in vizyonuna paralel olarak, bu fuarın kalıcı bir miras oluşturması hedefleniyor.
Sonuç olarak, Antalya Kitap Fuarı’nın ilk gününde yaşananlar, yalnızca bir yazarla sınırlı kalmayan, geniş bir düşünce ve duygular ağını kurdu. Edebiyatın toplumsal dönüşüm gücü, sessiz bir umutla büyüdü; karanlıklar aydınlığa karışırken, insanlar bir araya gelmenin ve ortak bir dil, ortak bir tasavvur geliştirmenin gücünü deneyimledi. Bu deneyim, fuarın ilerleyen günlerinde daha da pekişecek ve edebiyat meraklılarının hafızasında uzun süre yer edebilecek, unutulmaz bir başlangıç olarak kayda geçecek.