Kurumsal üslupla, SMS tehditleriyle artan şikayetleri, hapis ve borç baskısını anlatan güncel skandalı kapsamlı ve güven verici bir bakış açısıyla özetliyoruz.
Türkiye’de dava-icra SMS dolandırıcılığı son dönemde ciddi bir artış gösterdi. Şikayetvar verilerine göre 2025’in ilk dokuz ayında şikayet sayısı 8.798’e ulaşırken bir önceki yıla kıyasla yüzde 929’luk bir artış kaydedildi. 2024 ile 2025’in Eylül ayı arasındaki yıllık artış ağırlıklı olarak bu dönemde yaşanan yoğunlukla ilişkilendiriliyor. Özellikle Haziran ve Temmuz aylarında yoğunlaşan mağduriyetler, vatandaşları sahte borç ve hapis tehdidi haberleriyle karşı karşıya bırakıyor.
Adım adım dolandırılma süreci: Dolandırıcılar çoğunlukla kısa mesajlarda “icra başlatılacak” veya “arabuluculuk dosyanızın son günü” gibi hukuki görünüm taşıyan ifadeler kullanıyor. Vatandaşlardan, arama yapılması veya şüpheli linklere tıklanması isteniyor. Şikayetler, hiç sipariş verilmemiş ürünler üzerinden 10.000 TL’yi aşan borç iddiaları, “2.800 TL öderse dosya kapanır” şeklindeki baskılar ve tehditkâr bir üslup ile hızlı ödeme talebini içeriyor. E-Devlet ve UYAP gibi resmi kayıtlarda ise çoğu zaman bir kayıt bulunmuyor; bu durum kullanıcıların kişisel bilgileriyle nasıl karşı karşıya kaldıklarını da gündeme getiriyor.
Neden artıyor? Bu dolandırıcılık dalgasının temelinde, toplu SMS/VoIP servisleriyle düşük maliyetlerle çok sayıdaki mesaja ulaşabilme imkanı ve veri sızıntılarıyla elde edilen kişisel bilgilerin kötüye kullanılması yer alıyor. Sosyal mühendislik teknikleri ve ekonomik baskı altındaki kişilerin hızlı ödeme taleplerine karşı savunmasızlığı da artışa neden oluyor. Operatörler ve regülasyon mekanizmalarındaki gecikmeler ile dolandırıcı ağlarının profesyonelleşmesi de zararın büyümesini kolaylaştırıyor.
Tüketiciler için acil öneriler:
Yaşanan bazı vakalar hakkında Şikayetvar’a yapılan başvurular: Aşağıdaki öne çıkan örnekler, baskı ve tehdit unsurlarının nasıl işlediğini göstermektedir.
Bu içerik, vatandaşların güvenliğini artırmak amacıyla sahte dosya ve dolandırıcılık girişimlerine karşı farkındalığı yükseltmeyi hedefler. Resmi kanallardan teyit edilmeyen bildirimlere karşı dikkatli olunması ve gerektiğinde ilgili kurumlarla iletişime geçilmesi önemlidir.