GastroAfyon Festivali’nin görkemli gala anında lezzetin büyüsü: etkileyici menüler, unutulmaz anlar ve izinde büyüleyici bir şölene doğru yolculuk.
Afyonkarahisar mutfağının köklü mirasını dünyaya tanıtma hedefiyle düzenlenen 7. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, cuma akşamı görkemli bir gala gecesiyle taçlandı. Şehrin mutfak zenginliğine yön veren bu özel etkinlik, yerli ve yabancı gastronomi meraklılarını aynı sofrada buluşturdu. Gecede Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ile Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal başta olmak üzere vali yardımcıları, il protokolü ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen ünlü şefler, basın mensupları ve çok sayıda davetli bir araya geldi ve Afyon mutfağının eşsiz lezzetlerini deneyimleme fırsatı buldu.
Programın açış konuşmasını yapan Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı Hamza Kalkan, Afyonkarahisar’ın tarih ve kültürle yoğrulmuş mutfak mirasına dikkat çekerek şehri “tarihle mayalanan şehir” olarak nitelendirdi. Kalkan, GastroAfyon’un her geçen yıl artan ilgisiyle Türkiye’nin en önemli gastronomi festivallerinden biri haline geldiğini vurguladı. Bu sözler, festivalin sadece bir yiyecek festivalinden çok daha fazlasını hedeflediğini gösteriyordu: Şehrin kimliğini besleyen gastronomi ekosisteminin büyümesi için bir itici güç yaratmak.
Gecenin önemli anlarından biri, şehrin kilit simalarıyla kurulan bağların bir kez daha ortaya konulduğu anlar oldu. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, konuşmasında şehrin kadim tarihine ve bereketli topraklarına atıfta bulunarak Anadolu’nun kalbinde yer alan Afyon’un yalnızca lezzetlerin değil, dayanışma, kardeşlik ve emek ritüellerinin de beşiği olduğunu vurguladı. “Bu toprakların mayasında sadece ekmek, kaymak ya da lokum değil; dayanışma, kardeşlik ve emek vardır,” diyerek mutfağın bir yaşam biçimi olduğuna dikkat çekti. Ayrıca 2019 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na ‘Gastronomi Şehri’ olarak dahil olduklarını hatırlatarak, bu unvanın kendilerine getirdiği sorumlulukları da paylaştı. Geçtiğimiz yıl 114 metre 70 santimetre uzunluğundaki Afyon lokumu ile Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek gibi büyük bir başarıya imza attıklarını anımsatan Köksal, üreticilerin emekleri ve ustaların becerileriyle bu başarının mümkün olduğunu ifade etti.
Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı’nın konuşması ise şehrin gastronomi vizyonunu somut bir şekilde ortaya koydu. Vali Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’ın eşsiz lezzetlerini ve binlerce yıllık yemek mirasını marka kimliği olarak benimsemiş bir şehir olarak tanımladı ve bu vizyonun festival aracılığıyla dünyaya açıldığını belirtti. “Afyonkarahisar, mutfağıyla gönüllere kazınan ve evrensel değerlerle beslenen bir şehir. Yedinci Uluslararası GastroAfyon Festivali bu vizyonun en somut adımlarından biridir.” Bu cümleler, festivalin yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda şehrin gastronomi alanındaki marka değerini güçlendirme amacı güden bir platform olduğunun altını çizdi.
Rekor katkıcılara teşekkür bölümünde, dünyanın en büyük sucuklu yumurtasıyla Guinness Dünya Rekorları Kitabı’na giren Afyonkarahisar’ın bu büyük başarısına katkıda bulunan katılımcı firmalara teşekkür plaketi takdim edildi. Bu anlar, festivalin adeta bir kurumsal dayanışma ve iş birliği platformu olduğunu gösterdi; üretici, yetkili ve medya arasındaki sinerji, şehrin kültürel ve ekonomik dinamizmini pekiştirdi.
Turkuaz ışıkları altında geriden gelen melodilerle gala gecesi ilerledi. Türk Müziği ile Renklenen Gece, Türk Halk Müziği sanatçısı Oktay Ertuğrul’un sevilen türküleriyle başlayan akışta, ardından Türk Sanat Müziği’nin büyülü sesi Umut Akyürek’in yorumu ile unutulmaz bir finale uzandı. Sahnedeki bu performanslar, yemeğin ötesinde bir estetik deneyimi de içeren, duygusal bir yolculuk olarak izleyicilerin hafızasında yer etti. Bu bölüm, festivalin sadece mutfak odaklı olmadığını, sanatsal ve kültürel zenginlikleri de aynı sahnede bir araya getirdiğini gösterdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı